İçten gelen

  • 6/11/2005 - yaşatılmayan
  • Aşk...

    Nerde ve nasıl yaşanması gerektiği hakkında o kadar çok şey söylenir ki!

    yaşamaktan kim ne anlıyorsa !

    Kimine göre huzursa kimine göre de başkalarının ne dediğidir, yanlız olan başkalarının, mutsuz olan başkalarının ne dediği...

    Artık iki kişi arasında yaşanamaz olmuşken, özel olma durumları kişiden kişiye göre ve durumdan duruma göre değişebilirken aşkın hangi halinden söz edilebilir ki...

    Katı hali mi? hiç kurala, yasağa boyun eğmeyen, bildiğini okuyan, söz geçirmenin imkansız olduğu...

    Sıvı hali mi? dolduğu kalbin şeklini alan, gözyaşlarına damla damla işlenmiş...

    Gaz hali mi? aradığında buhar olup uçan, en zor zamanda yoğunlaşıp üzerine yağan...

    Kim bu halleri yaşayabiliyor ki?

    Aşkın en ince hesaplarının yapıldığı, bir tek sözle bütün emeğin silinip atıldığı, herkesin birbirinin "aşkına" göz koyduğu bir ortamda kim aşık olabildiğini söyleyebilir ki! Sahil artık kro insanların dolaştığı yer, piknik köylü insanların bir aktivitesi, evlilik de aptalların kararı oldu artık. Aşkın kalitelisi çok harcanan yerlerde yaşanır, değer parayla ölçülür oldu ... Başkaları için ilgi çeken aşk değil, aşkın yaşandığı mekanlar oldu... Önemli olan sevgi sözcükleri değil alınan verilen hediyeler-ki sevgi sözcükleri "söylemekle bitmez ki" mantığıyla çar çur edilir oldu. Herkes birbirinin ikinci günde "canı", dördüncü günde "bitanesi", haftasında "sevdiği, herşeyi" onuncu günde de "iğrendiği" yada "tiksindiği" olmaya başladı... 

    Aşkın halleri değişti; artık aşk öncelik sırasında sonlarda...

    Hergün duyduklarımız ve gördüklerimiz , biz düşünmesek bile bize bunları yavaş yavaş işliyor;  kimse senden daha değerli değil, en önemli sensin, sen en iyisine layıksın, kocan pencerenin, manzaranın önüne yakışmıyor, para herşeydir ve zenginlik en büyük amaçtır...

    Kim boşalttı içimizi bu kadar...

    Ruhumuzdan ne istediler...

    Bakış açılarımızın önüne yerleştirilen flu lensleri çıkaralım artık...

    Gerçek ruhsuz değildir...

    Bizi aydınlatacak olan yine kendi gönlümüzdür...

    Bizden alınmaya çalışılan herşeye sahip çıkalım

        sahip çıkalım ki gitgide artan mutsuzluğumuzu sona erdirelim...

    Yorum ( 5 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 2/11/2005 - başlangıç
  •     Bir çok karışıklık içinden bir çok kararla çıktım yola, ta ki birinde takılıp kalıncaya kadar devam ettim...

        Bir çok yalan arasından, en doğrusunu seçtiğimi düşünerek devam ediyorum yoluma...

        Bir çok engel olacak hissediyorum, doğru varsaydığım yalanımı savunurken yolun devamında...

        Bir çok zaman geçecek belki...

        Bir çok acı...

        Bir doğruysa...

            çok kararlıyım... 

       

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    herşey

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa |